Enerji canavarı konsollar

Posted in Uncategorized etiketler ile on Ocak 11, 2009 by isaaccakmakkaya

Oyun oynamak tabii ki eğlenceli; ama işin bir de karanlık yüzü var. İşte oyun konsolu gerçeği.

Video oyun konsolları için bir yılda kullanılan enerjinin, San Diego şehrinin bir yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte olduğunu biliyor muydunuz?

Natural Resources Defense Council(Doğal Kaynakları Koruma Konseyi – NRDC) tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan rapor, oyun konsollarıyla ilgili pek bilinmeyen çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu. “Oyun konsollarında enerjinin etkin kullanımı” başlığı altında yer alan bilgiye göre, oyun konsollarının bir yıl içinde harcadığı enerji yaklaşık 16 milyar kilowatt-saat’i buluyor. Diğer bir deyişle yıl içinde oyun konsolları ABD’de bulunan San Diego şehrinin harcadığı enerji miktarı kadar enerji kullanıyor.

Oyun konsollarının harcadığı enerjiyi oldukça yüksek bulan NRDC’ye göre üretici şirketlerin güç tasarrufu konusunda adım atmasıyla 11 milyar kilowatt-saat’lik bir elektrik tasarrufu sağlanabilir.

USB 3.0 sınıfı geçemedi

Posted in Uncategorized etiketler ile on Ocak 11, 2009 by isaaccakmakkaya

Hayal kırıklığı: CES 2009′da ilk kez sahneye çıkan USB 3.0 standardı beklentilerin çok altında kaldı.

Usb 3.0

Aslında aynı şey 2001 yılında da olmuştu. O zaman yeni duyurulmuş olan USB 2.0′ın ilk kez tanıtıldığı zamanlarda, beklenen performansın çok altında kaldığını görmüştük. USB 2.0, saniyede 480 Mbit’lik veri transferi imkanına sahip olduğu duyurulmuştu ama ilk testlerde ancak saniyede 250 Mbit’e ulaşabilmişti. Vaat edilen saniyede 480 Mbit’lik hız ancak zamanla teknoloji geliştirilerek yakalanabilmişti. CES 2009 öncesi USB 3.0 için bahsi geçen saniyede 5 Gbit’lik veri transferi sözleri ise şimdilik doğru çıkmadı.

CES 2009′da tanıtılan ilk USB 3.0 prototipinin erişebildiği en yüksek hız saniyede 1320 Mbit ile sınırlı kaldı. Uzmanlar bunun ilk prototip olduğunu ve yaygın kullanımla beraber hızın artacağını söylüyor olsalar da, biraz daha gerçekçi bir perspektiften baktığımızda piyasaya sürülecek ilk USB 3.0′larda ortalama olarak saniyede 1200 Mbit civarı bir hız beklemek daha uygun olacak gibi görünüyor. Her ne kadar bu rakam vaat edilen saniyede 5000 Mbit’in neredeyse 4′te biri olsa da, var olan sabit disklerin çok azı bu hıza oluşabiliyor ve beklenen ortalama hız yine de oldukça büyük bir rakam. Ayrıca zaman içinde USB 3.0′ın daha da geliştirlerek saniyede 5 Gbit’e ulaşacağı ihtimali yüksek.

Böyle klavye görmediniz

Posted in Uncategorized etiketler ile on Ocak 11, 2009 by isaaccakmakkaya

Logitech’in özellikle oyun tutkunları için geliştirdiği klavyesi G19′da yok yok.

Logitech

Bilgisayarların en büyük handikabı farklı amaçlar için kullanılabilir halde hazırlanma sorunudur. Üreticiler genellikle tüm pazarı hedefledikleri için geniş kitlelere mümkün olduğu kadar uygun cihazlar geliştirmeye çalışırlar. Ama özellikle oyunlar söz konusu olduğunda “mümkün olduğu kadar” tanımı çoğu zaman yetersiz kalıyor. Sürekli gelişen oyunlar ve teknolojiler, oyuncuların daha özel ihtiyaçlarını ortaya çıkartıyor. Bunlardan biri de oyun kontrolü. Neyse ki Logitech gibi oyuncu dostu firmalar bu sorunun farkında ve geliştirdiği yeni oyuncu klavyesi ile bizleri standart ve çoğu oyun için yetersiz klavyelerden kurtarıyor.

Logitech’in G serisi klavyelerinin yeni parçası olan G19, her yönüyle oyuncular için tasarlanmış bir klavye. Klavyeye baktığınızda ilk gözünüze çarpan 320×240 piksel büyüklüğündeki mini LCD ekranı. Bu ekran aralarında World of Warcraft’ın da bulunduğu 60 farklı oyunu tanıyıp, oyunla ilgili detayları görüntülemek için kullanılıyor. Oyun dışında bu ekran, monitörde görmek isteyeceğiniz herhangi bir şeyi gösterebiliyor. Kendinden aydınlatmalı olan klavyede 12 özel programlanabilir tuş da bulunuyor. Bu tuşlara özel görevler atayabileceğiniz gibi, aynı anda birden fazla tuşa basarak farklı kombinasyonlar da üretebilirsiniz. Her oyuncunun rüyalarını süsleyecek bu klavye ilk kez CES 2009′da tanıtılıyor fakat satışa sürülmesi Mart ayını bulacak. Bu klavyeyi almayı düşünüyorsanız şimdiden 200 doları (yaklaşık 300 TL) kenara ayırmanızda fayda var.

Microsoft IE8′i engelliyor

Posted in NET etiketler ile on Ocak 11, 2009 by isaaccakmakkaya

Windows’un otomatik güncellemesi ile IE8′e sahip olmak mümkün; tek engel Microsoft.

IE8

Normal şartlarda Windows’un otomatik güncelleme seçeneği, işletim sisteminin pek çok öğesini kullanıcının bir şey yapmasına gerek kalmadan güncellemesini sağlıyor. Pek çok sistemin varsayılan ayarı, Microsoft’un önemli bulduğu güncellemelerin otomatik olarak kurulmasını mümkün kılıyor. Bu nedenle Microsoft’un ünlü tarayıcısı Internet Explorer’ın yeni sürümü aslında haberimiz olmadan sistemimize kurulabilir ve biz de kullanmaya başlayabilirdik. Fakat Microsoft bunu önlemek için önem seviyesini “yüksek öncelikli” veya “önemli güncelleme” olarak belirlememeyi tercih etti. Peki Microsoft, tam ta tarayıcı savaşları bu kadar kızışmışken, merakla beklenen tarayıcısının kullanılmasını neden engellemeye çalışıyor?

Aslında bunun ilk sebebi sektörden gelen talepler. Pek çok web ve masaüstü yazılımcısı, IE8 yaygın olarak kullanılmaya başlamadan önce, kendi yazılımlarını yeni tarayıcıda test etmeyi tercih ediyorlar. Böylece olası uyumsuzluklarda erkenden önlem alıp, kendi yazılımlarının kullanıcı kaybetmesini sağlayabilirler. Bu anlamda, bu uygulama ilk kez yapılmıyor. Fakat bu kez ikinci bir sebep da var. IE8 ile Microsoft web standartlarına uygunluk anlamında büyük bir adım attı. Bu sayede tüm tarayıcıların web kodlarını aynı şekilde yorumlaması ve görüntülemesini sağlamaya çalışan standartların önemi arttı. Daha önceden, öncelikli olarak IE’ın kod yorumlama mantığına göre hazırlanmış siteler, yeni IE’da beklenilen performansı gösteremeyebilir. Bu yüzden IE farkı görüntüleme imkanı sunuyor fakat beta testlerde kullanıcıların bu farklı görüntüleme seçenekleri arasında uygun geçişleri yapmadıkları ve varsayılan görüntüleme seçeneğini kullandıkları ortaya çıktı. Ayrıca gelen şikayetler arasında aynı görüntüleme seçeneğinin, aynı siteyi farklı ziyaretlerde değişik sonuçlar ortaya çıkardığı da vardı. Microsoft bir yandan bu kullanıcı temelli sorunları çözmeye çalışırken, diğer yandan da profesyonellerin kendi yazılımlarını IE8 ile uyumlu hale getirmek için vakit kazanmalarını sağlamaya çalışıyor.

İlklerin otomobili R8

Posted in Uncategorized on Ocak 11, 2009 by isaaccakmakkaya

Audi’nin R8 modeli sadece akıl almaz hızıyla değil, getirdiği teknolojik yenilikle de şaşırtacak.

Audi R8

Audi’nin yeni spor modeli R8 saatte 320 kilometre hız yapabilmesinin yanı sıra çok önemli bir teknolojik yeniliği de beraberinde getiriyor. R8 dünyanın ilk tüm aydınlatması (iç, dış ve farlar dahil) LED ile yapılmış spor arabası.

Hem farları hem sinyalleri hem de iç – dış aydınlatması LED teknolojisi ile gerçekleştirilen Audi R8, hem enerji tasarrufu hem de aydınlata oranı açısından çok başarı bir grafik çiziyor. LED teknolojisinin getirdiği en büyük avantajlardan biri de teoride hiçbir zaman aracın lambalarının değiştirilmesinin gerekmemesi. Yani, araç kullanım ömrü boyunca en azından far tamiri için servise gitmiyor.

Yapılan araştırmalar LED teknolojisinin araçlarda yeni neslin tercihi olacağı yönünde. Buna ek olarak LED teknolojisi bilgisayarla kontrol edilebildiğinden hava koşulları ve gece-gündüz konumuna göre parlaklık da değiştirebiliyor; böylece karşıdan gelen sürücünün gözlerini almıyor.

Audi LED aydınlatma girişimini ilk defa 2003 yılında Kuzey Amerika’nın ünlü araç fuarı Auto Show Detroit’te sergilemişti. Şu anda bu teknolojinin seri üretime geçmek üzere olduğu biliniyor.

Cep boyu laptop

Posted in LAPTOP etiketler ile on Ocak 11, 2009 by isaaccakmakkaya

Sony, dünyanın en hafif ve 8 inch ekrana sahip; cebinize bile sığabilecek laptop üretti.

Sony

Sony’nin “VAIO P” serisinden olan “Lifestyle PC” bilgisayarları, 20 santimetrelik ekrana ve yaklaşık 650 gram ağırlığa sahip. Neredeyse bir cep telefonu kadar ince olan bilgisayar Windows Vista işletim sistemi ile çalışıyor.

Sony’nin 1600*768 ekran çözünürlüğüne sahip bilgisayarı, aynı zamanda entegre 3G (Üçüncü nesil) mobil iletişim kartına sahip. Bilgisayarda ayrıca 802.11n kablosuz internet erişimi, bluetooth, internet kamerası ve 4 saat çalışan pil bulunuyor. Bilgisayarda Intel’in küçük bilgisayarlar için ürettiği Atom (1,33 GHz) işlemci, 2 GB RAM ve 60 GB harddisk de yer alıyor.

VGN-P598E/Q ürün kodlu bilgisayar, yurt dışında 1499 dolardan satışa sunulacak. Şubat ayında satışına başlanacak bilgisayar için bugünden itibaren www.sony.com/pr/pseries internet adresinden ön talep yapılması gerekiyor.

Şişeden doğan telefon

Posted in GSM etiketler ile , on Ocak 11, 2009 by isaaccakmakkaya

Dünyada bir ilk W233′ü rakiplerinden ayıran çok önemli bir özelliği var W233

Son zamanlarda cep telefonu sektöründeki araştırmaların sonuçları Motorola için pek de iç açıcı değildi. Yeni cep telefonu modellerinin çok beğenilmemesi nedeniyle Motorola, pazar payında 4.lüğe gerilemişti. Fakat yeni atılımı ile Motorola çevreci grupların desteğini arkasına alarak, sektördeki eski güzel günlerine dönüş yolları arıyor. CES 2009′da tanıtılan yeni telefon W233 renew’in plastik aksamı tamamen geri dönüştürülmüş malzemeden, özellikle de pet şişelerden üretildi. Geri kalan parçaları da geri dönüşümlü ve geri dönüştürülebilir malzemeler kullanılarak üretilmiş olan telefon, bu anlamda türünün ilk örneği olma özelliği taşıyor.

Henüz piyasaya çıkmamış olsa da, Motorola bu yeni telefonuna yaptığı yatırımların karşılığını almya başladı bile. Yapılan açıklamada W233 renew’in, ABD’de T-Mobile tarafından yüklü miktarda satın alındığı belirtildi. Pazar payını geri kazanmak amacıyla piyasaya çıkarttığı W233′ün yanı sıra Motorola 3 yeni ürününü daha CES 2009′da duyurdu. Bunlar; geniş ekranlı bir dokunmatik telefon olan A3100, sağlam kasalı, dayanıklı bir cep telefonu olan Tundra ve yeniden şarj edilebilir bir televizyon uzaktan kumandası. Bakalım bu yeni çabaları Motorola’yı eski güzel günlerine döndürebilecek mi?

http://www.hayvanseveriz.biz/

Posted in Uncategorized on Aralık 28, 2008 by isaaccakmakkaya

Hayvanseverlerin buluşma noktası http://www.hayvanseveriz.biz/ sitemiz yayın hayatına başladı.

Mobil İmza Nedir ?

Posted in GSM etiketler ile , , on Kasım 10, 2008 by isaaccakmakkaya

Mobil İmzanın Özellikleri Nelerdir?
Sim kartınız sayesinde şifreyi oluşturup ıslak imza gerektiren her işlemi hızlı ve güvenli şekilde yapabilirsiniz.
Başka birisinin sizin şifrenizi çalıp işlem yapması neredeyse imkansız.
Zamandan tasarruf edileceği gibi, bir çok israfın da önüne geçilecek(kağıt kullanılmaması gibi)

Mobil İmza Nerelerde Kullanılır?
Anlaşmalı bankaların internet şubesinden bireysel nakit krediye başvurabilir ve şubeye gitmeye gerek kalmadan kredi işleminizi sonuçlandırabilirsiniz.
E-belediye ve e-devlet uygulamalarında TurkcellMobilİmza’nızı kullanabilirsiniz.
TurkcellMobilİmza ile her türlü elektronik işlemde kimliğinizi farklı şifreler kullanmadan, tek bir şifre ile kanıtlayabilirsiniz:
İnternet/wap bankacılığında ve diğer internet işlemlerinizde kendinizi tek bir şifre ile tanıtabilir,
Yanınızda banka kartınız olmasa bile TurkcellMobilİmza’nızla, anlaşmalı banka ATM’lerinden nakit çekebilirsiniz.

Mobil İmza Nasıl Alınır?
Gsm operatör servisi merkezlerine gidip Tc kimlik numarası ve kullanmak istediginiz cep telefonu numaralarınızı ibraz ederek size verilen şifreyi (pini) 3 yıl boyunca kullanabileceksiniz.

Kapınızı Cep Telefonundan “Açıp-Kilitleyin”

Posted in GSM etiketler ile , , on Kasım 10, 2008 by isaaccakmakkaya

Kale Kilit -Turkcell işbirliğiyle geliştirilen “Mobil Kapı Güvenliği Sistemi” ile dünyanın neresinde olursanız olun cep telefonunuzdan mobil imza kullanarak kapınızı güvenle açıp kilitleyebileceksiniz.
Bankacılıkla başlayıp belediye hizmetleri, e-ticaret, e-sağlık uygulamaları ile alanı genişleyen Turkcell Mobil İmza servisi şimdi de, Kale Kilit – Turkcell işbirliğiyle geliştirilen Mobil Kapı Güvenliği Sistemi’nde kullanılacak. Mobil Kapı Güvenliği Sistemi’nin tanıtımı; 10 Ekim’de CeBİT Bilişim Eurasia Fuarı’nda, Kale Endüstri Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kenan Kızıltan ve Turkcell Katma Değerli Ürün ve Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Serdar’ın katılımıyla gerçekleştirildi.Kale Kilit’in geliştirdiği Kale X10 Akıllı Kilit Sistemi içinde yer alan Turkcell SIM kartı ile birlikte çalışan Mobil Kapı Güvenliği Sistemi, dünyanın neresinde olursanız olun cep telefonunuzdan kapınızı güvenle açıp kilitlemenizi sağlıyor. Mobil Kapı Güvenliği Sistemi’nde, Kale X10 Akıllı Kilit ile cebinizde pek çok anahtar taşıma geleneği ortadan kaldırılarak yaklaşık 5.000 açma-kapama işlemi gerçekleştiriliyor.
Mobil Kapı Güvenliği ile ilgili olarak Kale Endüstri Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kenan Kızıltan:“Kale Kilit olarak, 55 yıllık geçmişimizde çok sayıda başarıya imza attık. Bugüne dek hep “kalite” ve “güvenilirlik” kavramlarıyla anıldık. Bizim için çok temel olan bu kavramları daha da geliştirerek korumanın yanı sıra, “yenilikçi” ürünlerle ürün yelpazemizi zenginleştirerek, dünyada güvenlik sektöründe yaşanan en son gelişmelere ağırlık vermeye devam ediyoruz. Turkcell ile birlikte geliştirdiğimiz Mobil Kapı Güvenliği Sistemi ile dünyanın neresinde olursanız olun size ait mekanın kapı güvenliğini kontrol edebilme imkanı sağladık. Bugün sektörümüzde yine bir ilki daha gerçekleştirmenin onurunu yaşıyoruz.” dedi.
Montaj için kapınızda herhangi bir tadilat gerektirmeyen Kale X10 Akıllı Kilit Sistemi, kapınızın aksesuarıyla bütünleşen modern ve kompakt bir tasarıma sahip. Kale X10 Akıllı Kilit Sistemi, kapı kalınlıklarına bağlı olarak ayarlanabilen silindir boyu ile tüm kapılara rahatlıkla uygulanabiliyor. Ayrıca saten gümüş ve saten sarı olmak üzere 2 renk seçeneği bulunuyor.
Mobil Kapı Güvenliği Sistemi 2009 yılının ilk çeyreğinde Elektronik Güvenlik Ürünleri satılan tüm noktalar ile çilingirlerde satışa sunulacak.